Yokuş Üstü Yerleşimlerde Geri Kayma Hasarları Neden Bu Kadar Sık?
Yokuş üstü yerleşimlerde hasar çoğu zaman hareketle başlamaz.
Araç durmuştur. Kontak kapatılmıştır. Sürücü araçtan inmiştir.
Ama risk hâlâ aktiftir.
Eğimli sokaklarda park edilen araçlar, yerçekimiyle sürekli bir denge halindedir. El freni tam çekilmediğinde, otomatik vites “P” konumuna tam oturmadığında ya da zemin farkı doğru okunmadığında araç milim milim hareket edebilir. Bu hareket çoğu zaman fark edilmez.
Geri kayma kaynaklı hasarlar genellikle sessizdir.
Sürücü araçta değildir.
Çarpma sesi duyulmaz.
Hasar, saatler sonra fark edilir.
Bu nedenle yokuş üstü sokaklarda oluşan geri kayma hasarları:
- geç fark edilir
- olay anı net hatırlanmaz
- “araç park halindeydi” ifadesiyle dosyaya girer
Oysa bu tür sokaklarda park, başlı başına bir risk davranışıdır.
Zincirleme Etki (Görünmeyen Tehlike)
Yokuşta park eden tek bir araç, arkasındaki araca temas ettiğinde olay genellikle burada bitmez. O araç bir diğerine yaslanır. Ortaya çıkan tablo yüksek hız içermez, dramatik bir kaza görüntüsü oluşturmaz. Ancak birden fazla araç aynı dosyada yer alabilir.
Bu durum, yokuş üstü yerleşimlerin en karakteristik risk desenlerinden biridir:
zincirleme düşük hız hasarları.
Mikro-Heritage Notu
1960’lı yıllardan itibaren tutulan yerleşim içi saha notlarında, eğimli sokaklarda park halindeki araçların geri kaymasıyla oluşan küçük temasların düzenli biçimde tekrar ettiği görülür. Araç sayısı azalmış ya da artmış, vites sistemleri değişmiş olsa da yokuş üstü yerleşimlerde park kaynaklı hasar desenleri büyük ölçüde aynı kalmıştır. Sorun mekanik değil, yerçekimi ile alışkanlık arasındaki ilişkidir.
Bu nedenle bu tür hasarlar döneme değil, sokak tipine aittir.
Sessiz Kapanış
Yokuş üstü sokaklarda risk,
hareketten değil dengeden doğar.