Teminat Var Ama Senaryo Yoksa
Sigortada en sık yapılan varsayım şudur:
“Teminatım varsa, olur.”
Ama sigorta teminatla değil, senaryoyla çalışır.
Bir teminatın varlığı, her koşulda devreye gireceği anlamına gelmez.
Çünkü teminatlar başlık değildir.
Şarttır.
Sınırdır.
Bağlamdır.
Sorun genelde burada ortaya çıkar.
Müşteri poliçede “hasar teminatı” görür.
Ama hasarın nasıl, nerede, ne zaman ve hangi koşulla oluştuğu konuşulmamıştır.
Hasar gerçekleştiğinde ise şaşkınlık başlar.
“Teminat vardı ama…”
Bu cümlenin devamı çoğu zaman hayal kırıklığıdır.
Sigortanın şeffaflığı, teminat listesini okumakla değil;
teminatın hangi senaryoda çalışmayacağını anlatmakla başlar.
Çünkü ödenmeyen dosyalar değil, anlaşılmayan dosyalar sorun yaratır.
CAN Sigorta’da yaklaşım nettir.
Bir teminat anlatılırken, sadece neyi kapsadığı değil;
neyi kapsamadığı da açıkça konuşulur.
Sessiz bırakılan her senaryo, ileride yüksek sesle geri döner.
1958’den bugüne değişmeyen gerçek şudur:
Sigortada güven, “teminat var” demekle değil;
“bu durumda çalışmaz” diyebilmekle kurulur.
Bu yüzden senaryosu net anlatılan poliçeler genelde sorunsuz ilerler.
Ama müşterinin zihninde güçlü bir fark bırakır:
“Ne zaman devreye gireceğini biliyordum.”