Sigorta Bilgiyle Değil, Hafızayla Yönetilir
Sigorta çoğu zaman bir bilgi işi sanılır.
Poliçe maddeleri, teminat tabloları, oranlar, istisnalar. Hepsi doğrudur. Ama eksiktir.
Gerçek hayatta sigortayı yöneten şey bilgi değil, hafızadır.
Bilgi, bir dosyanın ne olduğunu söyler.
Hafıza ise o dosyanın nereye gittiğini hatırlar.
Aynı hata daha önce nerede yapılmıştı.
Benzer bir hasar hangi sokakta tekrar etmişti.
Bu cümle söylendiğinde, süreç en son nasıl kilitlenmişti.
Bunlar kitapta yazmaz.
Bunlar yaşanır, birikir ve saklanır.
İşte sigortada otorite tam olarak burada başlar.
CAN Sigorta’nın farkı, poliçeleri ezbere bilmek değildir.
Fark, sonuçları önceden sezebilmektir.
Bir dosya masaya geldiğinde, sadece o dosyaya bakılmaz.
Onun geçmişte açtığı benzer dosyalar da masaya gelir.
Aynı itirazın daha önce nerede tıkandığı hatırlanır.
Aynı fotoğrafın, aynı eksik kelimenin, aynı yanlış varsayımın daha önce nasıl sonuçlandığı bilinir.
Bu yüzden bazı riskler bize yeni gelmez.
Bazı cümleler daha söylenirken tanıdık gelir.
Bazı hasarların sonucu, henüz bildirim yapılmadan şekillenmeye başlar.
Bu bir hız meselesi değildir.
Bu bir teknoloji meselesi de değildir.
Bu, kurumsal hafıza meselesidir.
Bilgi öğretilebilir.
Hafıza birikir.
Bilgi, doğruyu anlatır.
Hafıza, tekrar eden yanlışı tanır.
Sigortada en zor olan, kuralları bilmek değildir.
En zor olan, kuralların nerede yetmediğini bilmektir.
Çünkü gerçek hayat, poliçe metinleri kadar düzenli değildir.
Adresler bazen doğru yazılır ama yanlış anlaşılır.
Kullanım şekli kağıt üstünde nettir ama hayatta bulanıktır.
Bir risk yıllarca sorun çıkarmaz, sonra tek bir anda her şeyi değiştirir.
İşte o anlarda bilgi susar.
Hafıza konuşur.
“Bu daha önce de olmuştu.”
“Bu sokak yine taşar.”
“Bu itiraz ilk kez gelmiyor.”
“Bu dosya, hasar anında değil, aylar önce kaybedildi.”
Bunlar cümle değildir.
Bunlar birikmiş zamandır.
Sigorta şirketleri arasındaki gerçek fark da burada ortaya çıkar.
Bazıları her dosyayı ilk kez görüyormuş gibi davranır.
Bazıları ise her dosyada geçmişin izlerini okur.
Otorite, en çok bilen olmak değildir.
Otorite, en çok hatırlayan olmaktır.
Bu yüzden bazı kararlar dışarıdan bakıldığında sert görünür.
Bazı uyarılar gereksiz gibi algılanır.
Bazı sorular “fazla detay” sanılır.
Ama o sorular sorulmadığında ne olduğunu hafıza bilir.
O uyarılar yapılmadığında hangi dosyaların kaybolduğunu hafıza hatırlar.
Sigorta, sonuçlarla konuşan bir meslektir.
Ve sonuçlar, her zaman geçmişle bağlantılıdır.
Bu yüzden biz sigortayı sadece anlatmayız.
Biz sigortayı hatırlarız.
Hangi risklerin geri döndüğünü,
hangi hataların nesiller boyu tekrarlandığını,
hangi cümlelerin yıllar geçse de değişmediğini.
Bilgi her yerde bulunur.
Ama hafıza, ancak zamanla ve disiplinle oluşur.
Sigortayı gerçekten yöneten şey de budur.
Poliçeler kağıttır.
Hafıza ise zemindir.
Ve zemin sağlam değilse,
en doğru bilgi bile bir gün çöker.
Bu yazı bir iddia değildir.
Bir gözlemdir.
Sigorta bilgiyle başlar.
Ama hafızayla ayakta kalır.