Sessiz İnsanların Güveni
Herkes derdini anlatmaz.
Bazıları anlatmayı seçmez.
Bazıları anlatamaz.
Sessiz insanlar genelde yanlış anlaşılır.
İlgisiz sanılır.
Umursamıyor gibi görülür.
Oysa çoğu zaman tam tersi doğrudur.
Sessizlik, güvenin yokluğu değildir.
Bazen temkinin işaretidir.
Hasar sonrası bazı müşteriler kısa cevap verir.
“Tamam.”
“Anladım.”
“Bakarız.”
Bu kelimeler süreci kapatmaz.
Sadece hızını düşürür.
Sigortada empati, herkesin aynı şekilde tepki vermesini beklememektir.
Sessiz kalan birine daha çok soru sormak,
daha çok mesaj atmak,
iyi niyetli olsa bile baskı yaratabilir.
CAN Sigorta’da sessiz müşteriler, “geri planda” görülmez.
Aksine, daha dikkatli takip edilir.
Çünkü sessiz insanlar, güveni zamana yayarak verir.
Onlar için önemli olan konuşma sayısı değil,
sözlerin tutarlılığıdır.
Bugün söylenenle yarın yapılanın örtüşmesidir.
1958’den bugüne değişmeyen gerçek şudur:
Güven her zaman yüksek sesle kurulmaz.
Bazen hiç ses çıkmadan oluşur.
Bu yüzden bazı dosyalar az mesajla ilerler.
Ama derin bir bağ bırakır.
Ve müşterinin zihninde sade bir his kalır:
“Beni zorlamadılar, ama hep oradaydılar.”