Rüzgar Etkisi
Yeşilyurt, coğrafyası gereği rüzgarla yaşayan bir yerleşimdir. Açık alanlar, tarım arazileri ve yer yer yükselen topoğrafya, rüzgarı günlük hayatın doğal bir parçası yapar. Değişmeyen şey rüzgarın varlığıdır. Değişen ise rüzgarın risk üretme biçimi oldu.
1980–1990’lar: Doğal ama sınırlı etki
Bu dönemde Yeşilyurt’ta trafik düşüktü. Araç sayısı az, hızlar sınırlıydı. Rüzgarın etkisi daha çok:
- Açık alanlarda savrulan toz
- Hafif yön düzeltmeleri
- Park halindeki araçlarda küçük titreşimler
ile sınırlıydı. Risk vardı ama ikincildi. Rüzgar sürüşü belirlemezdi.
2000’ler: Açık yol + artan hız
2000’lerle birlikte araç sayısı arttı, yol kullanımı hızlandı. Açık kesitlerde rüzgar, özellikle:
- Yan rüzgar alan bölümlerde
- Tarım arazileri boyunca uzanan düz hatlarda
daha belirgin hissedilmeye başladı. Bu dönemde riskin kaynağı hız değil, beklenmeyen yön değişimi oldu. Hasarlar çoğu zaman:
- Şerit içinde savrulma
- Yan aynaya temas
- Ani düzeltme sonrası kontrol kaybı
şeklinde dosyalara yansıdı.
2010 sonrası: Rüzgar aktif faktör
Modern araçlar daha yüksek, daha geniş ve yan yüzeyi daha fazla. Yeşilyurt’ta rüzgar, bu araçlar üzerinde daha fazla kaldıraç etkisi yaratmaya başladı. Aynı yol, aynı rüzgar; ama araç farklı.
Bu dönemde risk:
- Açık alan + hız
- Rüzgar + ani manevra
- Park halindeki araç + kapı açılması
kombinasyonlarından doğdu. Rüzgar artık pasif bir çevre koşulu değil, aktif bir risk bileşeni haline geldi.
2026: Rüzgar değişmedi, tolerans azaldı
Bugün Yeşilyurt’ta rüzgar aynı.
Ama:
- Araç sayısı arttı
- Hız beklentisi yükseldi
- Hata payı daraldı
Bu üçlü birleştiğinde, rüzgar küçük bir etki olmaktan çıkar ve son belirleyici olur.
Sonuç
Yeşilyurt’ta rüzgar hep vardı.
Ama risk, rüzgarın ne zaman ve hangi araçla birleştiğine göre büyüdü.
Sigorta açısından tablo nettir:
Poliçe yolu yazar.
Hasar ise rüzgarın anını seçer.
Yeşilyurt’u anlamak için haritaya bakmak yetmez.
Açık alanlarda rüzgarın yönünü ve zamanını okumak gerekir.