Lefkoşa’da trafik kazaları çoğu zaman uzun yolculuklarda yaşanmaz.
Aksine, evinize, iş yerinize ya da her gün kullandığınız market yoluna çok yakın noktalarda meydana gelir.
Saha gözlemleri ve hasar dosyaları incelendiğinde net bir tablo ortaya çıkar:
Lefkoşa’daki trafik kazalarının büyük bölümü, sürücünün günlük hayatında kullandığı 3 kilometrelik alan içinde gerçekleşir.
Bu bir tesadüf değildir.
Bu, şehir içi sürüş psikolojisidir.
Kısa Mesafe, Daha Az Dikkat Anlamına Gelir
Uzun yola çıkan sürücü temkinlidir.
Kısa mesafede ise zihinsel olarak rahattır.
Lefkoşa’da sürüş genellikle şu üçgen içinde döner:
Bu yollar tanıdıktır.
Dönüşler ezberdir.
Ve tam da bu yüzden dikkat azalır.
Ayna kontrolü gecikir.
Sinyal son anda verilir.
Küçük bir ihmal dosyaya dönüşür.
Düşük Hızlı Kazalar Düşük Etkili Değildir
Lefkoşa’daki kazaların büyük kısmı yüksek hızda olmaz.
Ama düşük hız, düşük maliyet anlamına gelmez.
Şehir içi kazalarda sıkça görülen durumlar:
-
Dar alanda şerit değiştirme
-
Park manevraları sırasında çarpışmalar
-
Dur-kalk trafikte arkadan vurma
-
Yol hakkı tartışmaları
Bu kazalar çoğu zaman:
3 Kilometre Etkisi: En Riskli Alan
Varış noktasına yaklaşıldıkça sabır azalır.
Lefkoşa’da bu durum genellikle şu şekilde görülür:
-
Son anda yapılan şerit değişiklikleri
-
“Bir dakika durup çıkacağım” parkları
-
Göz ucuyla yapılan kontroller
-
Aceleci manevralar
Zihin sürüşten çok varışa odaklandığında, risk yükselir.
Bu Gözlem Neden Önemli?
Çünkü Lefkoşa’da risk:
Rutinlerden kaynaklanır.
Kazalar çoğu zaman “yolda” değil,
hedefe çok yakınken olur.
Bölgesel Trafik Gerçeği: Lefkoşa
Lefkoşa tehlikeli bir şehir olduğu için değil,
yoğun ve tekrar eden bir sürüş düzenine sahip olduğu için zorlayıcıdır.
Buradaki en yaygın kaza:
Ve bu, ada genelinde en çok gözden kaçan risk türlerinden biridir.
Bu tarz bölgesel gözlem içerikleri, sadece okunmaz.
Kendini okuyan kişiye “Evet, bu tam ben” dedirtir.
İşte güven tam olarak orada başlar.