İskele’de Yeni Yapılar ve Sigorta Riskleri
İskele, Kıbrıs’ta sigorta açısından en hızlı değişen bölgelerden biridir.
Sebep basit: yeni yapılar.
Ama “yeni” olmak, otomatik olarak “düşük risk” anlamına gelmez.
Aksine, İskele’de risk çoğu zaman yeni olmanın kendisinden doğar.
İskele’nin Dönüşen Yapısı
Son yıllarda İskele’de:
-
Büyük ölçekli konut projeleri
-
Yoğun site yaşamı
-
Hızlı teslim edilen yapılar
-
Yüksek yatırımcı ve kiracı trafiği
öne çıkmıştır.
Bu hız, sigortayı da farklı bir noktaya zorlar.
İskele’de sigorta, yerleşmiş alışkanlıklara değil,
yerleşme sürecine eşlik etmek zorundadır.
Yeni Yapılarda En Sık Karşılaşılan Riskler
Yeni binalarda riskler genelde dramatik değildir.
Ama sistematiktir.
-
İnşaat sonrası ortaya çıkan su kaçakları
-
Tam oturmamış tesisatlar
-
İzolasyon ve drenaj sorunları
-
Ortak alanlarda ilk kullanım hasarları
Kağıt üzerinde “sıfır bina”,
gerçekte ilk test aşamasındaki yapı demektir.
Ortak Alan Yoğunluğu
İskele’de yeni projelerin büyük kısmı site mantığıyla inşa edilir.
Bu alanlardaki hasarlarda
sorumluluk çizgileri hızlıca bulanıklaşabilir.
Sigorta burada sadece daireyi değil,
site bütününü hesaba katmak zorundadır.
Kullanıcı Profili Sürekli Değişir
İskele’de konutların önemli bir kısmı:
Bu durum şunları artırır:
Sigorta yaklaşımı,
sabit oturumu değil hareketliliği temel almalıdır.
Altyapı ve Çevresel Faktörler
Yeni yapılaşma çoğu zaman altyapıdan hızlı ilerler.
İskele’de risk, sadece binanın içinde değil,
çevresiyle birlikte oluşur.
İskele’de Sigorta Ne Olmak Zorunda?
İskele’de sigorta:
-
Yeni yapı risklerini bilen
-
Ortak alanları merkeze alan
-
Kullanıcı değişimini normal kabul eden
-
Hızlı tespit ve takip odaklı
bir sistemle çalışmak zorundadır.
Burada sorun büyük felaketler değil,
ilk yıllarda ortaya çıkan tekrar eden küçük hasarlardır.
Neden Klasik Sigorta Bakışı Yetmez?
Yerleşmiş mahalle mantığıyla yazılmış poliçeler,
İskele’nin gerçekliğini tam karşılamaz.
Çünkü İskele’de:
Sigorta bu geçiş halini görmezse,
hasar anında şaşkınlık yaşanır.
Bölgeyi Okuyan Yapılar Fark Yaratır
Hangi projelerde su hasarı tekrar ediyor,
hangi sitelerde ortak alan sorunları çıkıyor,
hangi aşamada hangi riskler ortaya çıkıyor
biliniyorsa süreç hızlanır.
Bu bölgesel farkındalığı sisteminin parçası haline getiren yapılardan biri olan
Can Sigorta,
İskele’yi sadece “yeni binalar” olarak görmez.
Bir geçiş bölgesi olarak ele alır.
Ve sigortayı buna göre kurgular.
Sonuç
İskele’de sigorta,
“yeni olduğu için sorun olmaz” varsayımıyla çalışamaz.
Yeni yapılar,
riskin bittiği yer değil,
başladığı yerdir.
Bu gerçeği anlayan sigorta,
İskele’de gerçekten işe yarar.