Hafta Sonu Alınan Araç Pazartesi Hasar Yapar
Bu bir kural değildir. Ama tekrar eden bir durumdur.
O yüzden dikkate alınır.
Hafta sonu alınan araçlar genellikle aceleyle alınır. Zaman sınırlıdır. Satıcı müsaittir, alıcı heyecanlıdır. Araç görülür, kısa bir tur atılır, “bir sorun yok gibi” denir. Pazartesi sabahına kadar araç zihinde hâlâ yeni alınmış bir şeydir, henüz alışılmamış bir risk değildir.
Risk tam da burada başlar.
Yeni alınan araçta sürücü davranışı değişir. Direksiyon daha rahat tutulur. Fren mesafesi henüz tam hissedilmez. Aynalar alışıldık değildir. Aracın tepkileri zihinde oturmamıştır. Ama yol aynıdır. Trafik aynıdır. Pazartesi sabahı işe gidiş rutini değişmez.
Bu araçlar genellikle pazartesi sabahı trafiğe ilk kez ciddi şekilde çıkar. Hafta sonu kısa sürüşler vardır ama pazartesi; yoğunluk, zaman baskısı ve dikkat dağınıklığı getirir. Hasarların önemli bir kısmı yüksek hızdan değil, küçük gecikmelerden oluşur. Fren yarım saniye geç yapılır. Mesafe yanlış hesaplanır. Aynaya alışılmamıştır.
Bir diğer risk, evrak ve sigorta tarafındadır. Hafta sonu alınan araçlarda poliçe çoğu zaman “hızlıca halledilmiş” olur. Detaylı kurulum pazartesiye bırakılır. Araç kullanım şekli, park edilen yer, günlük rota henüz netleşmemiştir. Poliçe vardır ama alışkanlık henüz yoktur.
Bu tür hasarlar genellikle büyük olmaz. Tampon, çamurluk, ayna. “Ufak bir şey” denir. Ama tam da bu yüzden öğreticidir. Çünkü bu hasarlar aracın değil, alışma sürecinin hasarlarıdır.
Dikkat çekici olan şudur:
Aynı araç, iki hafta sonra aynı yerde aynı hatayı yapmaz. Çünkü sürücü artık aracı tanımıştır. Risk, araçtan değil, ilk günlerden gelir.
Bu yüzden “Hafta Sonu Alınan Araç Pazartesi Hasar Yapar” cümlesi bir kehanet değildir. Bir gözlemdir. Tekrar ettiği için yazılır. Satış yapmak için değil, hatırlatmak için.
Yeni alınan araç, önce sürülmez.
Önce öğrenilir.