Dereboyu Dar Kesimlerde Görsel Algı Kaybı
Lefkoşa’da Dereboyu üzerindeki dar kesimler, akşam saatlerinde sürücüler için görsel algının en hızlı bozulduğu noktalardır. Bu bölümlerde yaşanan hasarların büyük kısmı hızdan değil, yan mesafenin yanlış okunmasından kaynaklanır.
Sorun şudur:
Sürücü yolu görür, ancak yolun ne kadar daraldığını algılayamaz.
Daralma Ani Değil, Algısaldır
Dereboyu’ndaki dar kesimler çoğu sürücü için “birden” ortaya çıkmış gibi hissedilir. Oysa fiziksel daralma sabittir. Değişen şey, akşam saatlerinde görsel referansların kaybolmasıdır.
Akşam trafiğinde:
- Şerit çizgileri zayıflar
- Kaldırım sınırları ışık içinde erir
- Park etmiş araçlar yolun parçası gibi algılanır
Bu durumda beyin, yan boşluğu olduğundan daha geniş varsayar.
Park Eden Araçlar Sahte Genişlik Yaratır
Dar kesimlerde yol kenarına park eden araçlar, özellikle koyu renkliyse ve yeterli yansıtıcıya sahip değilse, sürücüye yanlış bir perspektif sunar.
Sıklıkla görülen algı hataları:
- Ayna mesafesini olduğundan fazla sanmak
- Yan şeritte hâlâ boşluk olduğunu varsaymak
- Aracın arkasının yola taşmadığını düşünmek
Bu hatalar genellikle:
- Ayna sürtmesi
- Kapı ve çamurluk hasarı
- Düşük hızda ama yüksek tekrar oranıyla sonuçlanır
Akşam Saatleri Neden Daha Riskli?
Gündüz sürüşünde beyin, çevredeki binaları, ağaçları ve kaldırım dokusunu referans alır. Akşam saatlerinde bu referanslar ışıkla düzleşir.
Dereboyu’nda dar kesimler:
- Işık havuzlarıyla parçalanır
- Derinlik hissi kaybolur
- Yan sınırlar silikleşir
Sonuç:
Sürücü ortayı bulduğunu sanır, ancak yanı kaybeder.
Düşük Hız Yanıltıcıdır
Bu tür hasarların çoğu düşük hızda gerçekleştiği için risk genellikle hafife alınır. Ancak düşük hız, algı hatasını telafi etmez.
Aksine:
- Sürücü daha rahat davranır
- Direksiyon hareketleri daha geniş yapılır
- Yan boşluk kontrolü gecikir
Bu yüzden dar kesimlerdeki hasarlar kaçınılmaz değil, öngörülebilirdir.
Yapısal Bir Risk
Bu risk:
- Mevsimsel değildir
- Hava koşuluna bağlı değildir
- Sürücü deneyimiyle tamamen ortadan kalkmaz
Çünkü sorun bireysel refleks değil, yolun akşam saatlerinde verdiği yanlış görsel sinyaldir.
Sonuç
Dereboyu’nun dar kesimleri, sürücüyü hızla değil, algı yanılmasıyla sınar. Bu bölgelerde güvenli sürüş, daha yavaş gitmekten çok yan mesafeyi bilinçli olarak yeniden hesaplamayı gerektirir.
Akşam saatlerinde en sık yapılan hata şudur:
Yolun ortasını tutmak yeterli sanılır.
Oysa asıl risk, yolun kenarında bekler.