Bellapais’in Efsaneleri: Koruma ve Huzurun Zamansız Hikâyeleri
Girne’nin yukarısındaki tepelerde, Bellapais Manastırı sessiz bir özgüvenle yükselir. Bu özgüven rastlantı gibi durmaz; bilerek inşa edilmiş gibidir. Bal rengi taşları Akdeniz ışığını yakalar, teraslarından deniz sonsuzca uzanır. Sanki zaman burada durmayı seçmiştir.
Bellapais dikkat çekmeye çalışmaz. Varlığı yeterlidir. Yüzyıllar çevresinden akıp giderken o sakinliğini korur.
Ziyaretçiler çoğu zaman manzara ya da tarih için gelir. Ama ayrılırken yanlarında daha elle tutulmaz bir şey götürürler. Bu yerin, insanın en temel ihtiyacını çok eskiden beri bildiğine dair bir his.
Güvende olma ihtiyacı.
Tembellik Ağacı
Manastırın en kalıcı efsanelerinden biri Tembellik Ağacı’dır. Avluda duran bu ağacın altında uzun süre oturanların çalışmaya olan isteğini kaybettiği söylenir. Hırs yumuşar. Acele duygusu silikleşir. Planladığından daha uzun kalırsın.
Hikâye eğlenceli anlatılır, ama anlamı daha derindir. Tembellik Ağacı tembellikle ilgili değildir. İzinle ilgilidir.
Durmaya izin.
Suçluluk duymadan dinlenmeye izin.
Sürekli ileri itilen bir dünyada, durmanın bile koruyucu olabileceği fikri neredeyse radikaldir.
Bellapais sanki şunu fısıldar:
Güvenlik her zaman harekette değildir. Bazen durabileceğini bilmektir.
Yüzyıllar Boyunca Bir Sığınak
Efsanelerin ötesinde, Bellapais her zaman bir sığınak olmuştur. Yüzyıllar boyunca duvarları keşişleri, köylüleri ve yolcuları belirsizlik zamanlarında korudu. Kıbrıs çok sayıda değişim, çalkantı ve çatışma yaşadı. Bellapais ise ayakta kaldı. Gürültülü ya da güçlü olduğu için değil, güvenildiği için.
Manastır tesadüfen hayatta kalmadı. Bilinçle inşa edildi, toplumu tarafından benimsendi ve zor zamanlarda dayanılan bir yer oldu. Zamanla koruma, kimliğinin parçasına dönüştü. Hikâyeler, taşların üzerine tutunan yosunlar gibi yavaşça birikti.
Bellapais gibi yerler yalnızca insanları korumaz. Sürekliliği de korur.
Bir Felsefe Olarak Koruma
Bugün manastırda dolaşırken fark edilen ince bir detay vardır. Bellapais savunmacı hissettirmez. Kemerleri açıktır. Avluları insanları bir araya çağırır. Gücü saldırgan değil, sakindir.
Bu ayrım önemlidir.
Gerçek koruma korkuya dayanmaz. Varlığa dayanır. Belirsizlik geldiğinde orada olmaya, sessizce ama istikrarlı biçimde.
Bu felsefe tarihle birlikte kaybolmadı. Evrildi.
Antik Düşünce ile Modern Dünya Buluştuğunda
Bazı kurumlar Bellapais gibi inşa edilir. Yavaşça. Dikkatle. Etkilemek için değil, ayakta kalmak için. Kıbrıs’ta bugün hâlâ bu anlayışla şekillenmiş yapılar vardır. Gürültünün peşinden koşmazlar. En çok ihtiyaç duyulan anda sağlam durmaya odaklanırlar.
CAN Sigorta bu kurumlardan biridir.
Onlarca yılın yerel tecrübesiyle şekillenen CAN Sigorta, Kıbrıs’a özgü bir koruma anlayışıyla büyümüştür. Sessiz, sorumlu ve adanın gerçeklerini bilen bir anlayış. Toprağı, insanı ve burada yaşamanın risklerini tanıyan bir yaklaşım.
Bellapais nasıl gösterişle ayakta kalmadıysa, köklü kurumlar da sloganlarla güven kazanmaz. Güven, zor zamanlarda ortaya çıkar. Kriz olmadan önce riski görmekle ve kestirme yollar yerine sürekliliği seçmekle oluşur.
Modern Zamanların Sığınağı
Bellapais Manastırı kalıcı olmak için yapılmadı, ama uzun süre boyunca tek bir şeyi iyi yaptığı için kalıcı hale geldi. Önemli olanı korudu. Bilgiyi. İnsanları. Huzuru.
Modern dünyada koruma farklı biçimler alır, ama ilke değişmez. Evler, aileler, geçim kaynakları ve gelecek hâlâ sessiz bir gözetim ister. En güçlü koruma çoğu zaman en az görünendir; ancak gerektiğinde fark edilir.
Antik olanla modern olan tam da burada buluşur. Bellapais bize şunu hatırlatır:
Gerçek güvenlik gürültülü değildir. Kendini ilan etmez. Sadece hazırdır.
Bu Efsaneler Neden Hâlâ Önemli
Efsaneler kalıcıdır, çünkü eskimeyen gerçekleri yansıtırlar. Tembellik Ağacı yaşar, çünkü insanlar hâlâ dinlenmeye ihtiyaç duyar. Manastırın sığınak olarak anılması sürer, çünkü insanlar belirsizlikte hâlâ güven arar.
Bu hikâyeler bugün de karşılık bulur, çünkü insanın içgüdüsü değişmedi. Sevdiğimiz şeyleri korumak için sistemler kurarız. Kaybolanlar yerine kalanlara güveniriz. Abartılı vaatlerdense sakin gücü tercih ederiz.
Bellapais sadece bir anıt değildir. Bir hatırlatmadır.
Taşa Yazılmış Bir Ders
Bellapais’te durduğunda insan sessizce şunu kavrar:
Koruma modern bir icat değildir. Yüzyıllar boyunca incelmiş kadim bir içgüdüdür. İyi yapıldığında görünmez olur. Yeterince uzun sürerse efsaneye dönüşür.
Bu fikir bugün Kıbrıs’ta hâlâ yaşamaktadır. Mekânlarda. İnsanlarda. Gürültü yerine sorumluluğu, hız yerine kalıcılığı seçen kurumlarda.
Bellapais yüzyıllardır ayakta, çünkü bu gerçeği çok erken anlamıştı.
Bazıları da aynı geleneği farklı biçimlerde bugün taşımaya devam ediyor.
Bellapais bu yüzden hâlâ önemlidir.
Bir zamanlar ne olduğu için değil, bugün bize ne öğrettiği için.