Aynı Sigorta Kuzey Kıbrıs’ın Her Yerinde Çalışmıyor

Sigorta çoğu zaman tek tip bir ürün gibi sunulur.
Bir poliçe vardır. Bir fiyat vardır. Bir teminat listesi vardır.

Ama Kuzey Kıbrıs’ta bu yaklaşım sessizce çöker.

Ada küçük olabilir, fakat risk burada yereldir. Aynı sigorta metni, Girne’de başka; Lefkoşa’da başka; İskele’de bambaşka sonuçlar üretir. Yan yana iki ev, aynı poliçeyle sigortalanabilir ve aynı olayda tamamen farklı sonuçlar yaşayabilir.

Sebep sigortanın kötü olması değildir.
Sebep, coğrafyanın hesaba katılmamasıdır.

Sigortanın her zaman bir coğrafyası vardır

Risk soyut değildir.
Risk; deniz kenarında, dağ yamacında, bitişik duvarlarda, boş kalan evlerde ve yoğun trafikte yaşar.

Kuzey Kıbrıs’ta çok farklı risk türleri, çok dar bir alanda yan yana durur. Sahil nemi ile dağ rüzgârı, turizm yoğunluğu ile sessiz köy hayatı, yeni siteler ile eski taş evler aynı poliçe diliyle yönetilmeye çalışılır.

Sorun tam da burada başlar.


Girne: Deniz, nem ve sürekli hareket

Girne denizle yaşar.
Bu güzellik, sigorta açısından görünmeyen bir maliyet taşır.

Tuzlu hava metali yorar. Nem, elektrik ve yapı sistemlerini etkiler. Birçok bina eski yapıdır ve yenilenmiş olsa bile temeli yıllar öncesine dayanır. Araçlar daha sık kullanılır, sezonlara göre kullanım şekli değişir.

Bir ev bir yıl boyunca sahibinin kullanımındadır, ertesi yıl kısa süreli kiraya verilir. Araç hususi gibi görünür ama fiilen yoğun şekilde kullanılır.

Girne’de hasarlar çoğu zaman büyük kazalarla değil, yavaş yıpranmayla ortaya çıkar. Bu risk konuşulmadığında, “standart” görünen bir poliçe sessizce yetersiz kalır.


Bellapais ve Esentepe: Yükseklik, rüzgâr ve erişim

Yukarı çıktıkça risk değişir.

Bellapais ve Esentepe gibi bölgelerde rüzgâr daha serttir. Yapılar daha fazla dış etkiye açıktır. Yollar daha diktir. Erişim süresi uzundur.

Bir fırtına sahilde sadece rahatsızlık yaratırken, yüksekte çatıya zarar verebilir. Bir arıza, merkeze yakın yerde saatler içinde çözülürken, bu bölgelerde daha uzun sürebilir.

Sigorta burada sadece “ne olur” sorusuna değil,
“olduğunda ne kadar sürede müdahale edilir” sorusuna da cevap vermelidir.


Lefkoşa: Yoğunluk ve üçüncü şahıs riski

Lefkoşa’da riskin kaynağı doğa değil, yakınlıktır.

Bitişik yapılar, apartmanlar, iş yerleri ve konutların iç içe olması hasarların zincirleme ilerlemesine neden olur. Burada hasarlar çoğu zaman kendi evinizle sınırlı kalmaz.

Bir su kaçağı alt kata iner.
Bir yangın yan daireyi etkiler.
Bir küçük ihmal, üçüncü şahıs sorumluluğuna dönüşür.

Lefkoşa’da sigorta, sadece sizi değil başkalarını da korumak zorundadır. Bu yüzden üçüncü şahıs teminatları hayati hale gelir.

Aynı poliçe, müstakil bir evde yeterli olabilirken Lefkoşa’da eksik kalabilir.


Gazimağusa: Değişen kullanıcılar, değişen riskler

Gazimağusa’nın ritmi farklıdır.

Öğrenciler gelir, gider. Kiracılar değişir. Evlerin içeriği sabit değildir. Eşya, sorumluluk ve kullanım şekli sık sık el değiştirir.

Bu da şu soruları doğurur:
– Ev kim tarafından kullanılıyordu?
– Eşya kime aitti?
– Ev sahibi mi, kiracı mı sorumluydu?

Sigorta güncellenmediğinde, bu sorular hasar anında karmaşaya dönüşür.

Gazimağusa’da risk bina değildir.
Risk, devamlı değişimdir.


İskele ve yeni sahil projeleri: Yeni bina, eski varsayımlar

Yeni projeler genellikle “tam koruma” hissi verir.
Her şey yeni olduğu için her şeyin dahil olduğu varsayılır.

Oysa gerçek daha karmaşıktır.

Ortak alanlar nerede başlar, nerede biter?
Site yönetimi neyi sigortalar, bireysel malik neyi sigortalamalıdır?
Yeni yapı, her riski otomatik olarak kapsar mı?

Bu bölgelerde hasarlar çoğu zaman fiziksel değil, beklenti kaynaklı sorunlardan çıkar.

Yeni olmak, her şeyin net olduğu anlamına gelmez.


Kırsal bölgeler: Sessizlik başka bir risktir

Köyler ve iç bölgeler genellikle daha güvenli algılanır.
Ama sessizlik de risk taşır.

Evler uzun süre boş kalabilir. Küçük sorunlar geç fark edilir. Müdahale süresi uzar. Bakım gecikir.

Burada risk hareketten değil, yokluktan doğar.

Sigorta, evin ne kadar süre kullanılmadığını da hesaba katmalıdır.


Asıl sorun: Coğrafyayı görmeyen sigorta

Kuzey Kıbrıs’ta sigorta sorunlarının büyük kısmı kötü niyetten değil, coğrafya körlüğünden kaynaklanır.

Önce poliçe seçilir.
Sonra “burası neresi?” sorusu gelir.

Oysa doğru yaklaşım tersidir.

Sigorta, kâğıt üzerinde değil; bulunduğu yerde çalışır.


İyi sigorta neyi farklı yapar?

İyi sigorta şu soruyla başlar:

“Burası tam olarak neresi?”

Sahil mi, dağ mı?
Yoğun mu, sakin mi?
Sürekli mi, dönemsel mi kullanılıyor?

Bu sorular cevaplanmadan kurulan her poliçe, hasar anında sınanır.

Bu yaklaşım daha zahmetlidir.
Ama sürprizleri azaltır.


Neden bu önemli?

İnsanlar sigortayı belge olarak değil, sonuç olarak hatırlar.

Sonuçlar ise hasardan önce, çok önce şekillenir.

Kuzey Kıbrıs’ta sigorta, genel değil yerel düşünülmelidir.
Çünkü bu adada riskin bir adresi vardır.

Ve o adresi görmezden gelmek,
en pahalı varsayımdır.



INSTAGRAM

@cansigorta takip edin



GOOGLE YORUMLARI

★★★★★

"Can Sigorta (Insurance) always provide excellent service from start to finish. The team is professional, approachable, and clear in their communication. They’ve made the whole process simple and stress-free, and I completely trust them with my car and home insurance."

- Abby
★★★★★

"Can Sigorta ile yaşadığım deneyim son derece olumluydu. Hem işlemler hızlı ve sorunsuz ilerledi hem de iletişim konusunda hiç zorlanmadım. Aradığımda ya da mesaj attığımda hemen dönüş sağladılar, her soruma sabırla ve açıklayıcı bir şekilde yanıt verdiler. Güvenilir, profesyonel ve müşteri memnuniyetini ön planda tutan bir kurum. Gönül rahatlığıyla tavsiye ederim"

- Mustafa Celebi
★★★★★

"Absolutelly the best at the TRNC. Highly recommeded !!! Thank You for great job."

- Maniek C

Google'da değerlendirin

POLİÇENİZİ
HEMEN ALIN
POLİÇENİZİ HEMEN ALIN