Akıllı Evler Neden Hasar Görüyor? Girne ve İskele’de Gerçek Risk
Girne’de ve İskele’de.
Girne ve İskele bölgelerinde akıllı ev artık bir ayrıcalık değil. Yeni projelerin neredeyse tamamı “smart home” olarak pazarlanıyor.
Uygulamadan kontrol edilen ışıklar.
Uzaktan izlenen güvenlik sistemleri.
Nem, sıcaklık, enerji takibi yapan paneller.
Telefon ekranında her şey kontrol altında gibi görünüyor.
Ama sahada gördüğümüz tablo bambaşka.
En pahalı, en yeni, en teknolojik evlerde bile ciddi hasarlar yaşanıyor.
Sebep teknoloji değil.
Sebep riskin hiç doğru okunmamış olması.
MODERN EV, ESKİ BİR SORUN
Girne ve İskele’de yaşanan hasarlara yakından bakıldığında, senaryo şaşırtıcı derecede benzer.
Bina yeni.
Malzeme kaliteli.
Sistemler güncel.
Sonra yağmur geliyor.
Girne’de risk hızlı çalışır. Yamaçlar, teraslı bahçeler, istinat duvarları ve eğimli araziler suyu hızla yapıya doğru iter. Eğer bina çevresinde ve duvar arkasında doğru drenaj yoksa, su basıncı sessizce birikir ve en zayıf noktadan içeri girer.
İskele’de risk daha yavaştır ama daha sinsidir. Düz arazi, yüksek yeraltı suyu, kıyı nemi ve tuzlu hava suyu bir anda değil, zamanla taşır. Haftalar, aylar boyunca biriken nem sonunda küf, korozyon ve yapı içi bozulma olarak ortaya çıkar.
İki farklı coğrafya.
Aynı hata.
AKILLI SİSTEMLER HASARI GÖRÜR, ENGELLEMEZ
Birçok akıllı evde nem sensörleri, kaçak algılayıcılar ve otomatik uyarılar bulunur. Bu sistemler genellikle kusursuz çalışır.
Ama geç çalışır.
Sensör uyarı verdiğinde:
Teknoloji hasarı bildirir.
Hasarı durdurmaz.
Çünkü su, yerçekimi ve basınç kurallarına göre hareket eder.
Bildirimlere cevap vermez.
EKSİK OLAN NEYDİ
Bu dosyalar incelendiğinde eksik olan şeyler neredeyse hep aynıdır:
-
Araziye uygun tasarlanmış bina çevresi drenajı
-
Bahçe ve zemin kotlarının yapıyı koruyacak şekilde ayarlanması
-
Gerçek anlamda temel ve perde yalıtımı
-
İstinat duvarı arkasında basıncı boşaltan tahliye sistemleri
Bunlar eski bina sorunları değildir.
Bunlar tasarım ve planlama hatalarıdır.
Ve ironik şekilde, en çok yeni yapılarda görülür.
NEDEN BU KADAR ÇAĞDAŞ BİR PROBLEM
Akıllı evler konfor, hız ve kontrol üzerine tasarlanır.
Risk yönetimi ise çoğu zaman “zaten halledilmiştir” varsayımıyla geçilir.
Sigorta konuşmaları inşaattan sonra yapılır.
Risk ise inşaat sırasında belirlenir.
Hasar olduğunda herkes şaşırır.
Fizik hariç.
GİRNE VE İSKELE: AYNI KABUL, FARKLI SONUÇ
Girne’de hasar çoğu zaman ani görünür. Şiddetli yağış kısa sürede sorunu açığa çıkarır. Su baskısı belirgindir, hasar hızlıdır.
İskele’de hasar sessizdir. Nem ilerler, malzeme yıpranır, sorun geç fark edilir. Hasar “bir anda” değil, “zamanla” ortaya çıkar.
Biri kaza gibi görünür.
Diğeri gizem gibi.
İkisi de öngörülebilirdir.
ASIL HATA HAVA YA DA TEKNOLOJİ DEĞİL
Hasar sonrası sık duyulan cümleler tanıdıktır:
-
“Yağmur çok yoğundu.”
-
“Sistem uyarmalıydı.”
-
“Bina yeni.”
Ama sorun genellikle dışarıda değildir.
Sorun, akıllı olmanın güvende olmakla karıştırılmasıdır.
Bir ev akıllı olabilir ama savunmasızdır.
Yeni olabilir ama korunaksızdır.
Sistemler kusursuz çalışabilir ama hiçbir şeyi gerçekten korumayabilir.
SİGORTA GERÇEĞİ: SÜREÇ VE ÖNLEME
Sigorta tarafında bu dosyalar karmaşıktır.
Tartışmalar genellikle şuralarda döner:
Ama bu tartışmalar tek bir gerçeği değiştirmez:
Hasar, yağmurdan önce başlamıştır.
Sigorta hasarı karşılar.
Tasarımı geri alamaz.
SORULMASI GEREKEN TEK SORU
Bir eve akıl eklemeden önce herkes şu soruya net cevap verebilmelidir:
Risk buraya geldiğinde nereye gidecek?
Eğer suyun, basıncın ve nemin yönü belli değilse, hiçbir teknoloji bunu telafi edemez.
SESSİZ AMA KRİTİK BİR AYRIM
Bugünün en dayanıklı evleri en akıllı olanlar değil.
Temeli doğru atılmış olanlardır.
Akıl, riskin üzerine kurulmalıdır.
Riskin yerine geçmemelidir.
Ev akıllıydı.
Risk değildi.
Girne’de ve İskele’de bu fark artık görmezden gelinemiyor.