Akdeniz Köyü Uzun Düzlükte Hız Normalleşmesi
Akdeniz Köyü yolunda, köy merkezine yaklaşık 3 kilometre kala başlayan uzun ve açık bir düz kesit bulunur. Bu bölüm virajsızdır. Çevresi geniş tarım arazileri ve düşük bitki örtüsüyle çevrilidir. Görüş mesafesi uzundur. Karşıdan gelen araç kilometreler önceden seçilebilir.
Tam da bu nedenle hız artışı burada fark edilmez.
Trafik yoğun değildir. Özellikle hafta içi sabah saatlerinde yol neredeyse boştur. Bu boşluk, sürücünün bilinçaltında güven algısı üretir. Hız artışı bilinçli bir karar değildir. Gaz pedalına uygulanan basınç yavaşça artar. 70 ile başlanan kesit, fark edilmeden 90’a yaklaşabilir.
Öğleden sonra sahile giden araçlar için bu düz kesit, sürüş konforu hissi yaratır. Ancak dönüş yolunda durum değişir. Saat 18.00 sonrası güneş alçalır, göz yorgunluğu artar. Gün boyu deniz kenarında geçirilen saatler fiziksel yorgunluk üretir. Bu yorgunluk, hız algısını zayıflatır.
Geçtiğimiz yaz bir Pazar akşamı, sahilden dönen bir araç bu uzun düzlüğe girdiğinde hızını sabit tuttuğunu düşünüyordu. Önünde ilerleyen araç, köy girişine yaklaşırken hafifçe yavaşladı. Mesafe tahmini gecikti. Fren yapıldı. Araç durdu, ancak duruş mesafesi sürücünün zihnindeki hesapla örtüşmedi.
Bu düz kesit, riskli bir yol geometrisine sahip değildir. Tehlike, monotonluktan doğar. Uzun ve düz hat, sürücünün dikkat seviyesini düşürür. Şerit ortası kullanımı artar. Kenar referansları daha az takip edilir.
Akdeniz hattı dar bir kırsal yoldur. Uzun düzlüğün ardından dar kesitler ve karşılaşma noktaları gelir. Yüksek hızla düzlüğü geçen araç, bir sonraki dar bölümde ani hız ayarlaması yapmak zorunda kalır.
Düz yol her zaman güvenli değildir. Bazen en az uyarı veren bölümdür. Hız burada normalleşir. Normalleşen hız ise dar yol dinamiğiyle birleştiğinde risk üretir.
Akdeniz yolunda düz kesit, sürüşü kolaylaştırmaz. Sadece hız algısını değiştirir.
Bu kesitte yaşanan kazalar çoğunlukla fark edilmeden artan hızın dar karşılaşma noktasına taşınmasıyla oluşan ani frenleme veya arkadan temas şeklinde meydana gelir. Uzun düzlükte hızın normalleşmesi, sürücünün mesafe tahminini geciktirebilir. Bu tür durumlarda çarpışmanın nasıl gerçekleştiği her zaman net şekilde belirlenemez ve kusur oranı çoğu zaman tartışmalı hale gelir. Trafik sigortası yalnızca karşı tarafın zararını karşılar. Araç sahibinin kendi hasarı ise ancak kasko kapsamında değerlendirilir. Özellikle uzun ve açık kesitlerin ardından gelen dar bölümlerde, hız algısındaki kayma hasar sürecini doğrudan etkiler.