1958’den Bugüne Kıbrıs’ta Sigortanın Evrimi
Kıbrıs’ta sigortacılık, hiçbir zaman yalnızca poliçe satmakla ilgili olmadı.
Bu ada için sigorta, belirsizlikle yaşamanın kurumsal cevabıydı.
1958 yılına gelindiğinde, Kıbrıs’ta risk bugünkü gibi ölçülmüyordu.
Ama hissediliyordu.
O yıllarda sigorta, yangın teminatı ya da araç poliçesi anlamına gelmiyordu.
Sigorta, yarının ne getireceğini bilmeden bugünü güvence altına alma refleksiydi.
1958–1963: Sigorta Bir “İhtiyaç” Değil, Bir Tedbirdi
1958’de Kıbrıs’ta yapılaşma sınırlıydı.
Araç sayısı az, mülk sahipliği daha netti.
Sigorta çoğunlukla:
- Ticari yapılar
- Depolar
- Kamuya yakın mülkler
için düşünülüyordu.
Bireysel sigorta, bugünkü anlamıyla yaygın değildi.
Risk algısı kişisel değil, toplumsaldı.
Bu dönemde sigorta, bir ürün değil, bir önlem olarak görülüyordu.
1963–1974: Belirsizlik Çağı ve Sigortanın Sessizleşmesi
Bu yıllar, sigortacılığın görünür olmadığı ama en çok ihtiyaç duyulduğu dönemdi.
Riskler:
- Ani yer değiştirmeler
- Sahipsiz kalan mülkler
- Kullanımı kesintiye uğrayan yapılar
şeklinde ortaya çıktı.
Bu dönemde sigorta:
- Her zaman yazılı değildi
- Her zaman tahsil edilmedi
- Ama hafızada kaldı
Bugün hâlâ bazı yapıların risk profili, bu dönemin izlerini taşır.
1974–1983: Yeniden Yapılanma, Ama Eski Alışkanlıklarla
1974 sonrası, Kıbrıs’ta hızlı bir yeniden yapılanma başladı.
Yeni evler, yeni sokaklar, yeni kullanım alışkanlıkları…
Ancak bir şey değişmedi:
Risk algısı, yapı hızının gerisinde kaldı.
Bu dönemde:
- Garajlar dar
- Sokaklar planlanmamış
- Ortak alanlar belirsiz
olarak inşa edildi.
Bugün hâlâ karşılaşılan birçok hasar dosyasının kökeni, bu yıllara uzanır.
1980’ler–1990’lar: Sigorta Ürün Oldu, Bilgi Olmadı
Bu yıllarda sigorta yaygınlaştı.
Ama derinleşmedi.
Poliçeler vardı, fakat:
- Bölgesel risk yoktu
- Kullanım alışkanlığı analiz edilmiyordu
- Aynı ürün, her sokakta satılıyordu
Sigorta satın alındı.
Ama sigorta anlaşılmadı.
2000–2010: Araç Sayısı Arttı, Hasar Alışkanlıkları Netleşti
2000’lerle birlikte:
- Araç sayısı hızla yükseldi
- Apartman yaşamı yaygınlaştı
- Park ve komşu kaynaklı hasarlar görünür oldu
Bu dönem, sigortacılığın ilk kez davranışla yüzleştiği dönemdir.
Hasarlar artık tesadüf değildi.
Tekrar ediyordu.
Aynı sokakta.
Aynı saatlerde.
Aynı tip kazalarla.
2010–2020: Dijitalleşme Geldi, Risk Hâlâ Yereldi
Poliçeler dijitalleşti.
Satın alma hızlandı.
Ama risk:
- Hâlâ sokak bazlıydı
- Hâlâ yapı tipine bağlıydı
- Hâlâ yerel alışkanlıklara göre şekilleniyordu
Dijitalleşme hız getirdi.
Ama hafıza getirmedi.
2020 Sonrası: Sigortacılık Ürün Değil, Hafıza İşi
Bugün Kıbrıs’ta sigorta:
- Sadece teminat listesi değildir
- Sadece fiyat karşılaştırması değildir
Gerçek sigortacılık:
- Bölgeyi tanımayı
- Sokakları bilmeyi
- Aynı hataların neden tekrarlandığını anlamayı
gerektirir.
1958’den bugüne değişen şey:
- Araçlar
- Yapılar
- Teknoloji
Değişmeyen şey ise şudur:
Risk, her zaman yereldir.
Sessiz Sonuç
Kıbrıs’ta sigortanın evrimi, aslında adanın evrimidir.
Bazı sokaklar değişir.
Bazı alışkanlıklar kalır.
Sigorta şirketleri gelir geçer.
Ama ada hafızası kalır.
Gerçek sigortacılık, bu hafızayı okuyabilmektir.