Göçmenköy Kavşak Baskısı
Göçmenköy, Lefkoşa’nın ana arterleriyle iç yollarının kesiştiği bir bölgedir. Burada risk uzun süre hızdan değil, kavşakların taşıdığı yükten üretildi. Kavşakların yeri değişmedi. Değişen, bu noktalardan geçen araç sayısı ve karar verme süresi oldu.
1980–1990’lar: Net görüş, geniş zaman
Bu dönemde Göçmenköy kavşakları düşük yoğunlukluydu. Araçlar azdı, görüş açıları rahattı. Sürücüler:
- Yaklaşımı erkenden görür
- Kararını baskı altında kalmadan verir
- Hızını doğal şekilde ayarlardı
Risk vardı ama okunabilirdi. Hasarlar çoğunlukla tekil hatalardan kaynaklanırdı.
2000’ler: Yoğunluk arttı, refleksler aynı kaldı
2000’lerle birlikte Göçmenköy, geçiş rotası haline geldi. Aynı kavşaklar artık:
- Daha fazla yön
- Daha fazla araç
- Daha kısa boşluklar
taşıyordu. Ancak sürüş refleksleri büyük ölçüde değişmedi. Bu dönemde riskin kaynağı karar gecikmesi oldu. Dosyalarda:
- Ani frenler
- Kavşak içinde duraksamalar
- Arkadan temaslar
daha sık görülmeye başladı. Kavşak artık sadece bir geçiş noktası değil, baskı alanıydı.
2010 sonrası: Baskı kalıcılaştı
2010’lardan sonra Göçmenköy kavşaklarında risk yapısal hale geldi. Aynı anda:
- Ana yol akışı
- Yan yol çıkışları
- Yaya hareketi
çalışmaya başladı. Karar verme süresi kısaldı. Küçük tereddütler bile zincirleme hasara dönüştü. Risk hızdan değil, üst üste binen beklentilerden doğdu.
2026: Kavşaklar sabit, tolerans yok
Bugün Göçmenköy’de kavşak geometrisi aynı.
Ama:
- Araç sayısı arttı
- Akış hızlandı
- Boşluklar daraldı
Bu üçlü birleştiğinde, kavşaklar hata kabul etmeyen noktalara dönüştü. Birçok hasar şu cümleyle başlar:
“Bir an kararsız kaldım.”
Sorun o an değildir.
Sorun, kavşağın sürekli baskı üretmesidir.
Sonuç
Göçmenköy’de kavşaklar yerinde duruyor.
Ama üzerlerindeki baskı büyüdü.
Sigorta açısından tablo nettir:
Poliçe kavşağı yazar.
Hasar ise kararın sıkıştığı anı seçer.
Göçmenköy’ü anlamak için haritaya bakmak yetmez.
Kavşakta geçen saniyelere bakmak gerekir.