“Ya Sigortanı Yaptır Ya da Arabanı Bağlarız”
Geceydi. Yol sakindi.
Mavi ışıklar arkada belirdi.
Polis durdurdu. Evraklar istendi. Ruhsat çıktı. Ehliyet çıktı.
Sonra soru geldi:
“Sigorta var mı?”
Kısa bir sessizlik oldu.
Poliçe bitmişti. Gün içinde bakılacaktı. Ertelenmişti.
Polis net konuştu:
“Şans veriyoruz. Ya sigortanı şimdi yaptırırsın ya da aracı bağlarız.”
Bu bir tehdit değildi.
Bu bir gerçekti.
Telefon çıkarıldı. Online sigorta sayfası açıldı. Bilgiler girildi. Plaka kontrol edildi. Ödeme yapıldı. Poliçe oluşturuldu.
Dakikalar sürdü.
Polis bekledi.
Sistem çalıştı.
Poliçe ekranda göründü.
Kontrol edildi. Saat belliydi. Tarih belliydi.
Sigorta aktifti.
“Tamam,” dendi.
“Devam edebilirsin.”
O gece kimse kahraman olmadı.
Kimse büyük bir ders anlatmadı.
Ama şu netleşti:
Sigorta bir gün “sonra bakarım” denecek bir şey değildir.
Çünkü hayat “sonra”yı beklemez.
Online sigortanın değeri burada ortaya çıkar. Ofis kapalıyken. Geceyken. Karar anında.
Bu hikâye manşet olmaz.
Ama yaşayan unutmaz.
Kıbrıs’ta online sigorta bazen bir kolaylık değil,
bir devam iznidir.