Girne Limanı çevresi, yıllar içinde değişen araç sayısına rağmen büyük ölçüde aynı fiziksel düzeni koruyan nadir alanlardan biridir. Yol genişliği, park alanlarının konumu ve giriş–çıkış noktaları, geçmişte daha az araçla çalışacak şekilde oluşmuştur. Ancak bugün aynı alan, çok daha yoğun bir kullanım baskısı altındadır. Bu durum, park düzeninin yalnızca bir yerleşim biçimi olmaktan çıkıp doğrudan hasar üreten bir faktör haline gelmesine neden olur.
Liman çevresinde park davranışı sabit bir çizgi üzerinde gerçekleşmez. Araçlar, müsait görülen her boşluğa kısa süreli olarak yerleşir. Bu yerleşim çoğu zaman paralel değildir. Bir araç yol kenarına daha yakın, diğeri biraz daha dışarıda kalır. Bu küçük farklar, yolun gerçek genişliğini sürekli değiştirir. Sürücü için en büyük problem, bu değişimin fark edilmemesidir. Alan bir noktada geniş gibi görünür, birkaç metre sonra daralır. Ancak sürücü bu değişimi sabit kabul ederek ilerler.
Akşam saatlerinde bu durum daha belirgin hale gelir. Restoranlar doldukça park hareketi artar. Araçlar sık aralıklarla girip çıkar. Bir araç park ederken diğer araçlar akışını yavaşlatır. Bu sırada yolun ortası geçici bir şerit gibi kullanılır. Bu geçici şerit, aslında sürekli değişen bir boşluktur.
Saat 21:10 civarında liman girişine doğru ilerleyen bir araç, park eden araçların arasında kalan boşluğu geçiş alanı olarak değerlendirir. Aynı anda karşı yönden gelen başka bir araç da aynı boşluğu hedefler. Her iki sürücü de yolun ortasında buluşacaklarını varsayar. Ancak park dizilimi bu varsayımı desteklemez.
Araçlar birbirine yaklaştıkça mesafe daralır. Son anda yapılan direksiyon düzeltmeleri yeterli olmaz. Ayna hizasında sürtme oluşur. Hasar düşük hızda gerçekleşir. Ancak aynada kırılma, kapı panelinde çizik ve lokal göçük oluşur. Bu tip hasarlar çoğu zaman küçük olarak değerlendirilir. Oysa parça değişimi ve boya işlemleri gerektirir.
Girne Limanı’nda bu senaryo tekil değildir. Aynı noktalarda, benzer saatlerde tekrar eder. Çünkü sorun sürücülerden değil, alanın kendisinden kaynaklanır. Park düzeni değişmez, araç sayısı artar. Bu da temas ihtimalini yükseltir.
Bir diğer önemli durum, park manevrası sırasında oluşan hasarlardır. Araçlar dar alanda park etmeye çalışırken açıyı doğru ayarlayamaz. Sürücü, aracı yerleştirmek için küçük düzeltmeler yapar. Ancak bu düzeltmeler sırasında mesafe yanlış hesaplanır. Araç ya yanındaki araca ya da sabit bir objeye temas eder.
Saat 21:40. Bir araç park etmek için geri manevra yapar. Arka bölüm yol kenarındaki bariyere yaklaşır. Sürücü mesafeyi yeterli görür. Ancak birkaç santimetrelik fark temas yaratır. Hasar tampon ve arka panelde oluşur. Bu tür hasarlar çoğu zaman sürüş anında fark edilmez. Ancak daha sonra ortaya çıkar ve maliyet oluşturur.
Girne Limanı’nın eski park düzeni, bugünün araç ölçüleriyle de uyumsuzdur. Araçlar daha geniş, daha uzun ve daha hassastır. Ancak park alanları aynı kalmıştır. Bu da küçük hataların doğrudan hasara dönüşmesine neden olur.
Bu ortamda oluşan hasar her zaman karşı tarafla sınırlı kalmaz. Birçok durumda araç sabit objelere temas eder. Bu da değerlendirme sürecini değiştirir. Hasar yalnızca karşı taraf üzerinden çözülemez.
Bu tür durumlarda hasarın tamamı karşılanmayabilir ve maliyetin bir bölümü araç üzerinde kalabilir. Özellikle dar alanlarda ve düzensiz park yapısında oluşan bu tip sürtme hasarları, ilk anda küçük görünse de parça değişimi ve boya işlemleriyle birlikte beklenenden daha yüksek bir maliyet oluşturur. Bu nedenle bu tip olaylarda Kuzey Kıbrıs kasko sigorta yapısı, sürecin nasıl sonuçlanacağını belirleyen temel unsur haline gelir.