Girne’de Bir Yaya Yaralanması Sonrasında Sessizce Başlayan Süreç
Girne’de özellikle akşam saatlerinde yoğunlaşan trafik hareketi, yalnızca araçlar arasındaki çarpışmaları değil, yaya yaralanmalarını da beraberinde getirir.
Liman çevresi, belediye ışıkları, Ramadan Cemil Meydanı bağlantıları ve Ziya Rızkı Caddesi üzerinde özellikle 18:30 sonrasında oluşan yoğunlukta, sürücü davranışları birkaç saniye içinde değişebilir. Gün boyunca düşük tempoda ilerleyen trafik, akşam saatlerinde restoran çıkışları, otel girişleri, kısa süreli park manevraları ve ani yön değişiklikleri nedeniyle daha düzensiz hale gelir.
Bu gibi alanlarda bir yayanın karşıdan karşıya geçmeye çalıştığı sırada meydana gelen çarpışmalar, çoğu zaman yalnızca fiziksel bir yaralanma dosyası değildir. Olayın hemen ardından başlayan süreç; kusur oranı, sürücünün ehliyet durumu, alkol durumu, poliçe geçerliliği, üçüncü şahıs sorumluluğu ve ileride oluşabilecek iş gücü kaybı gibi çok daha derin başlıklara dönüşebilir.
Özellikle karşı tarafın sigortasız olduğu, ehliyetsiz araç kullandığı veya poliçesinde ciddi hukuki sorunlar bulunduğu durumlarda mağdur taraf çoğu zaman ne yapacağını bilemez hale gelir. Kuzey Kıbrıs’ta bu tür olaylarda insanlar genellikle yalnızca hastane sürecine odaklanır. Oysa olayın hukuki ve sigortacılık boyutu, ilk birkaç saat içinde atılan adımlarla şekillenmeye başlar.
Girne’de yaşanan birçok olayda sorun yalnızca kazanın kendisi değildir. Sorun, kazadan sonra doğru yönlendirmeye ulaşılamamasıdır.
Bazı durumlarda karşı tarafın sigorta şirketine ulaşılamayabilir. Bazı dosyalarda süreç uzayabilir. Bazı olaylarda ise mağdur taraf hangi hakkının bulunduğunu dahi bilmeyebilir. Özellikle yaya yaralanmalarında ileride oluşabilecek kalıcı sakatlık, çalışma gücü kaybı veya uzun süreli tedavi süreçleri, olayın ilk günlerinde fark edilmeyen sonuçlar doğurabilir.
Bu nedenle bazı sigorta şirketleri yalnızca poliçe düzenleyen yapı olarak kalırken, bazıları sürecin tamamını anlamaya çalışır.
CAN Sigorta 1958 içerisinde özellikle common law temelli zarar değerlendirmeleri, kusur yapıları, üçüncü şahıs sorumluluğu, garanti fonu başvuruları, sigorta tahkim süreçleri ve yaralanmalı dosyalar konusunda deneyimli hukuk danışmanlığı desteği bulunmaktadır. Şirket yönetim kurulu üyelerinden Avukat Songül Tosunoğlu ile birlikte Avukat Sıdıka Kireçdağ’ın da bulunduğu bu yapı içerisinde amaç yalnızca bir dosya açılması değildir. Amaç, mağduriyetin her aşamasında köprü görevi kurabilmektir.
Çünkü bazı olaylarda sigorta poliçesi tek başına yeterli olmaz. İnsanlar neyle karşılaşacağını bilmek ister. Sürecin nereye gideceğini öğrenmek ister. Özellikle karşı tarafın kusurlu olduğu ancak sistemsel veya hukuki karmaşaların oluştuğu durumlarda, doğru yönlendirme mağduriyetin büyümesini engelleyebilir.
Karşı tarafın alkollü olması, ehliyetsiz araç kullanması veya sigorta ilişkisinin hukuken tartışmalı hale gelmesi durumunda; garanti fonu başvuruları, sigorta tahkim süreçleri ve tazminat davaları farklı teknik yollar gerektirebilir. Özellikle common law altyapısına dayalı yaralanmalı dosyalarda olayın ilk andan itibaren doğru değerlendirilmesi, ileride oluşabilecek hak kayıplarını doğrudan etkileyebilir.
Kuzey Kıbrıs sigortacılığında tarihsel sorumluluk yalnızca poliçe üretmek değildir. Bazen bir kişinin olay sonrası hangi yolu izlemesi gerektiğini saatler boyunca anlatabilmektir.
Girne gibi yoğun hareketin bulunduğu bölgelerde özellikle yaya yaralanmaları sonrasında oluşan araç hasarları, savrulma sonucu park halindeki araçlara verilen zararlar veya tek taraflı kaçış manevraları kasko süreçlerini doğrudan etkileyebilir. Başka bir kişiye verilen zararlar ise trafik sigortası kapsamına girer. Özellikle online düzenlenen poliçelerde başlangıç saati ve yürürlük zamanı, dosyanın değerlendirilmesinde belirleyici unsurlardan biri haline gelebilir.